Osmanlı Devleti Hakkında Kısa Bilgiler Maddeler Halinde

Sıradaki içerik:

Osmanlı Devleti Hakkında Kısa Bilgiler Maddeler Halinde

e
sv

Srebrenitsa: Duyulmayan Çığlık

Srebrenitsa Duyulmayan Çığlık
Srebrenitsa: Duyulmayan Çığlık; Avrupa’nın ortasında bulunan, Bosna-Hersek sınırları içerisinde kalan ve yerel halkının geçimini gümüş madeniyle sağladığı Srebrenitsa isimli bu minik kasabada, Temmuz 1995’te, 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana yapılmış en büyük insan katliamı ve etnik soykırımı gerçekleşmiştir. Binlerce Bosnalı Müslüman’ın (Boşnak’ın), Bosna Kasabı lakabıyla bilinen General Ratko Mladiç emri altındaki Bosna Sırp Ordusu tarafından yalnızca birkaç gün içinde canice katledilmesi hafızalarımızda tazeliğini ilk günkü gibi korumuştur.

Yugoslavya’nın Parçalanması

Altı sosyalist cumhuriyet (Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Makedonya) ve iki özerk bölgeden (Voyvodina ve Kosova) oluşan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nde, Josef Tito’nun 1980’de ölmesiyle cumhuriyetler arası anlaşmazlıklar başlamıştır. 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması, 1991’de ise Sovyetler Birliği’nin dağılması Yugoslav halklarının milliyetçilik ve bağımsızlık hareketini etkilemiştir. 25 Haziran 1991’de ilk ayrılmayı Slovenya ve Hırvatistan gerçekleştirmiş ve bu durum; Ortodoks mezhebine bağlı, bir orduya sahip olan ve kendilerini ezilen halkların kurtarıcısı olarak gören Sırpları rahatsız etmiştir.

Bölünmeyi Engelleme Çabaları

Milliyetçi söylemleriyle Sırpları kışkırtan dönemin Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç sınıra tankları göndermiş ve kopmayı bir süre önlemişse de,  Franjo Tudjman önderliğinde bağımsızlık talebinde bulunan Hırvatlar ile  sivil halka zarar vermekten çekinmeyen Sırp güçler arasında yıllarca sürecek olan Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı’nın başlamasına engel olmamıştır.

Öte yandan; 3 etnik grubun, Ortodoks Sırplar, Boşnaklar ve Katolik Hırvatlar, bir arada yaşadığı Bosna-Hersek’in de bağımsızlık talebi her ne kadar Belgrad yönetimi tarafından kabul edilmemişse de 29 Şubat-1 Mart 1992’de yapılan ve Bosna-Hersek içindeki Bosna Sırp Cumhuriyeti’nin özerkliğini isteyen Bosnalı Sırpların lideri olan  Radovan Karaçiç’in teşvikiyle Bosnalı Sırplar tarafından boykot edilen referandumda bağımsızlığa “evet” oyu çoğunlukta olmuştur. Sonuçtan memnun olmayan Bosnalı Sırplar ve Boşnaklar arasında çıkan Bosna Savaşı’nda, Sırbistan Sosyalist  Cumhuriyeti,  Avrupa’nın en büyük üçüncü ordusu olan eski Yugoslavya ordu gücünü kendisi için kullanmıştır.

Sırasıyla Ratko Mladiç-Radovan Karaçiç-Slobodan Miloşeviç

Sırasıyla: Ratko Mladiç-Radovan Karaçiç-Slobodan Miloşeviç

Birleşmiş Milletler’in Tavrı

Boşnaklar, maruz kaldıkları saldırılar ve etnik temizlik ile maddi ve manevi olarak fazlasıyla zarara uğramışlardır ve bundan dolayıdır ki, Birleşmiş Milletler, en azından 6 kenti; Saraybosna, Garazde, Tuzla, Srebrenitsa, Zepa ve Bihac’ı Boşnaklar için yaşanabilir hale getirmeyi amaçlamıştır. Nisan 1993’te bu 6 kent BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edilmiştir. Savaştan önce nüfusu 24 bin olan Srebrenitsa’nın yakınındaki Potaçari’de bulunan, 600 Hollandalı askerin denetiminde olan BM barışgücü karargahına sığınan binlerce Boşnak ile birlikte nüfusu 60 bine çıkmıştır. Nüfus yoğunluğuyla artık insanlar sadece savaşla değil, aynı zamanda hastalıklarla ve açlıkla mücadele etmeye başlamışlardır.

Potaçari karargahına sığınan binlerce insana “Yaşamlarınız, Birleşmiş Milletler’in garantisi altındadır.” denmiştir ancak şartları vardır: Bölge silahtan arındırılacak ve bölgenin hakimiyeti silahsız sivillere ve BM barışgücü askerlerine bırakılacaktır. Fakat öyle olmamıştır. Boşnaklar silahları teslim ettilerse bile Bosnalı Sırp askerler geri çekilmemiş, Srebrenitsa etrafındaki dağlarda barınmaya ve bölgeyi kuşatmaya devam etmişlerdir. En sonunda, 30 Hollandalı askeri kaçırıp karşılığında Müslümanların teslimini istemişlerdir. Bunun üzerine NATO’dan hava desteği isteyen barış gücü askerlerine yeterli destek gelmeyince Hollandalı General Thom Karremans; Hollandalı askerlerin canına karşılık kampa sığınan binlerce insanı, General Ratko Mladiç’e teslim etmiştir.

Mladic’in Srebrenitsa’ya Girişi

Mladiç, Srebrenitsa’ya girdiği ilk an kameraya karşı şu bir hafta sonra 30 Hollandalı askeri teslim alan Hollandalı General Thom Karremans ile Bosna Sırp Ordusu komutanı Ratko Mladiç uzun bir geleceğe kadeh kaldırmışlardır. Karremans, Mladiç’ten aldığı hediyeden gayet memnun olsa da ülkelerine dönen Hollandalı askerlerin bir kısmı tanık oldukları işkence ve katliamdan etkilenmiş, Boşnakları Sırplara teslim etmekten pişmanlık duymuş ve psikolojik tedavi görmüştür. sözleri söylemiştir: “Şu anda 11 Temmuz 1995. Sırp Srebrenitsası’ndayız. Tam da büyük Sırp Kutsal Günü’nün arefesinde. Bu kasabayı Sırp milletine armağan ediyoruz. Türklere karşı olan isyanın anısına Müslümanlardan intikam alma vakti geldi.” Fakat Boşnaklara daha farklı yaklaşmıştır.

Korkmamalarını, gelecek otobüslere önce kadınların ve çocukların bindirilip Alija İzzetbegoviç tarafından kontrol edilen bölgeye gönderileceklerini ve kimsenin onlara zarar vermeyeceğini söylemiş, çocuklara şeker verip başlarını okşamıştır. Her ne kadar dediği gibi çocukları ve kadınları otobüse bindirip Bosna-Hersek’in kontrolü altındaki Tuzla şehrine göndermişse de binlerce kadın ve çocuk aslında Sırp askerlerin insafına kalmışlardır. Srebrenitsa’da kalan 12-77 yaş arasındaki binlerce Boşnak erkek ve erkek çocuk ise; kamyonlara ve depolara hapsedilirken kendilerini işkence, sözlü taciz ve ölümün beklediğinden habersizlerdir.

Sırpların acımasızca yaptığı insan kıyımı ve etnik temizlik, sadece bölge hakimiyeti kurmak için değildir; aynı zamanda etnik homojenliği de amaçlamıştır. Mladiç’in daha sonra ortaya çıkacak günlüğüne not ettiği şu satırlar bu duruma en büyük kanıt olmuştur: “Müslümanları öldürmek sorun değil. Bir günde 50 bin kişiyi de öldürürüz. Ancak onlar yine doğururlar. Önemli olan, onları bu topraklardan tamamen silmek.” Katlettikleri insanların bir kısmını diğer insanlara taşıtırken sürekli aşağılayıcı söylemlerde bulunmuş, bunu çoktan hak ettiklerini söylemişlerdir. İnsanları; toplamda 64’ü bulacak toplu mezarlara, kimlikleri ve kemikleri bulunamasın diye parçalayarak gömmüşlerdir.

General Thom Karremans ile Ratko Mladic

General Thom Karremans ile Ratko Mladic

Savaşı Bitiren Anlaşma

1995 yılının sonlarına gelindiğinde Bosna-Hersek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Alija İzzetbegoviç, Hırvatistan Devlet Başkanı Franjo Tudjman ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç masaya oturma kararı almıştır. Batılı devletlerin denetiminde 14 Aralık 1995 tarihinde imzalanan Dayton Antlaşması maddelerine göre Bosna-Hersek kantonlara bölünmüş ve ülkenin %49’u Sırp Cumhuriyeti’nin, %51’i Bosna-Hersek Federasyonu’nun kontrolüne bırakılmıştır. Devlet başkanlığını ise, Sırp Cumhuriyeti vatandaşları tarafından seçilen bir Sırp lider ve Bosna-Hersek Federasyonu vatandaşları tarafından seçilen bir Hırvat ve bir Boşnak lider dönüşümlü olarak paylaşacaktır. Anlaşmaya göre Bosna-Hersek haritası şöyledir:

Anlaşmadan sonra haritanın son hali

Anlaşmadan sonra haritanın son hali

Katliamdan sonra hala daha devam eden kimlik tespiti çalışmalarının sonucunda şu ana kadar 8372 kişiye ulaşılmışsa da, hala ulaşılamayan veya kimliği belirlenemeyen kişi sayısı 1300-1500 arasındadır. İlk toplu cenaze töreni ise 1999 yılında yapılmıştır ve aileler yakınlarının –bulabildikleri- kemik parçalarını gömmüşlerdir.

Srebrenitra Cenaze Töreni

Srebrenitra Cenaze Töreni

Yargılanma

Eski Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç; Mayıs 1998’de Birleşmiş Milletler’e bağlı Lahey Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu sanığı ilan edilmiş, insanlığa karşı işlediği suçlardan yargılanırken 2006’da Lahey’deki cezaevinde hayatını kaybetmiştir.

Bosna Sırp Ordusu Komutanı Ratko Mladiç ve Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Radovan Karaciç kaçak olarak yaşadıkları Sırbistan’da yakalanmıştır. Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırımdan, insanlığa karşı suç işlemekten ve Srebrenitsa Katliamı’ndan suçlu bulunan Mladiç müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Karaçiç ise; 2016’da Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde görülen dava soncunda Srebrenitsa’da soykırım işlemekten, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan suçlu bulunup 40 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

BM barış gücü komutanı Hollandalı General Thom Karremans hiçbir ceza almamıştır ve hala hayattadır.

Kaynaklar:

Alijazeera

www.bosnahersek.ba

www.bosnakmedya.com

www.youtube.com/srebrenica1/2

www.youtube/srebrenica2/2

Srebrenitsa Soykırımı 1995 – TRT Belgeseli

Yugoslavya Sorununun Ulusal ve  Uluslararası Boyutu – Yrd.Doç.Dr.Nesrin Kenar

20.Yüzyıl Siyasi Tarihi – Prof.Dr.Fahir Armaoğlu

Parçalanan Yugoslavya-Bosna’da Etnik Savaş – Catherine Samary

 

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli